26 Kasım 2008 Çarşamba

Kendini Yenilemenin Dinamikleri

Kendini Yenilemenin Dinamikleri

 

Bir sistem veya kurum inşa edilirken yaratılış kanunları gereği, onun yıkılış ve ölüm tohumları d birlikte sisteme ekilmektedir. Bir benzetme ile bunu akla yaklaştıracak olursak, “canlılarda doğum aynı zamanda ölümün ilk başlangıç noktasıdır” şeklinde bir misal verebiliriz. Dolayısıyla, sistemin oluşmaya başlamasıyla birlikte ortaya çıkan bu ölüm tohumlarının erken filizlenmemesi için, sebebler planında, o sistemi kuran veya yaşatanların sahip olması gereken bazı temel vasıflar bulunmaktadır. Bu yazıda, sistemin veya sivil toplum kuruluşlarının canlılığını sağlayıcı veya ölümünü geciktirici insan vasıflarının bazıları kısaca tanımlanacaktır

YENİLİKÇİ KİŞİLERİN GENEL VASIFLARI Mucit kişiliğe sahip yenilikçi kişiler, Allah’ın yarattığı en üstün varlık olan insanlar içinde ayrı bir ummandır. Böyle kişiler kendilerine verilen icat, keşif ve yenilikçilik hasletini en güzel şekilde kullanır ve faaliyetten kendilerini alamazlar. Sosyal enerjileri oldukça fazladır. Kendilerini toplumun baskılarından kurtarabilirler ve “başkaları ne der?’ sorusuna kafa yorarak vakit kaybetmezler.

 Olan ile olması gereken arasındaki farkı çok iyi anlamışlardır. Kendilerini riske kolayca atabilir ve arkadaşlarından gelebilecek tenkitlere açık olabilecek gücü kendilerinde hissederler. Mucit ve yenilikçi kişiler çoğumuzdan farklı olarak, belirli bir yaklaşım üzerinde inatla durup, boşuna zaman harcamazlar. Hedefe ulaşmada kullandıkları stratejilerini ve metodlarını gerektiğinde kolayca değiştirebilirler. Bir problemi, ilk kavradıkları şeklinden vazgeçerek yeniden tanımlayabilirler. İşlerinden başka bir şey düşünmez; uzun saatler yorulmadan çalışabilirler.

Çalışırken tükenmez bir enerjiye sahiptirler. Çünkü yeniliklerin, yorucu ve uzun süren çalışmaların sonucunda ortaya çıktığını hiç unutmazlar.Kendini yenileyebilen böyle insanlar, kabiliyetlerinin ortaya çıkmasını şansa bırakmaz. Hayatı süresince sistematik olarak kabiliyetlerini (duyma becerisi, merak etme, öğrenme, sevme ve ümit etme ve diğer yetenekleri) ortaya çıkarmaya gayret eder. Çünkü böyle kimseler için dünya, eşsiz bir dershane ve hayatın zorlukları da değerli bir öğretmendir.

KENDİNİ BİLME İnsanın kendini geliştirmesi ve yenileyebilmesi belli ölçüde kendini bilmeye, tanımaya bağlıdır. Hayatta en zor şey, insanı rahatsız edici bir faaliyet olan kişinin kendini bilmesidir. Bundan dolayı kendimizi sürekli meşgul edip, hayatımızı o denli değişik şeylerle, kafamızı o denli bilgiyle doldurup, çok sayıda insanla ilgilenip, öyle geniş bir alana yayılırız ki, kendi içimizdeki muazzam ve harika dünyayı araştırmak için hiç vaktimiz kalmaz. Kendini yenileyebilen kişi için sahip olduğu kabiliyetleri, geliştirme ve kendini arama bitmeyen bir faaliyettir.İnsan ayrıca birbirine zıt hislerin etkisi altındadır. İnsan bencil ama benini unutabilecek kadar cömert olabilen bir varlıktır. Kafası sürekli kendi ihtiyaçlarıyla meşgul olan insan, kendini daha kapsamlı şeylerle ilişkilendirmediği sürece, hayatında bir mana bulamaz. insanda kendini bir şeylere adama isteği de vardır. Pek çok insan anlamlı bir gaye uğruna, ıztırap çekmeye ve sıkıntıya katlanmaya hazırdır. Bu isteğin değeri olan hedeflere yöneltilmesi gerekir. Montaigne bunu şöyle ifade eder: “Faziletin kolay hiçbir işi yoktur, o pürüzlü, cefalı işleri arar.” Ancak kendimizi bir şeylere adama tutkumuz, bencillik ve tembellikle kirletilme tehlikesine maruzdur.

Başkalarına iyilik yapmak katıksız bir fedakarlık örneği olabileceği gibi, üstünlük taslamanın bir göstergesi de olabilir.Benlik arayışında başarılı olmuş bir kişi, “ben kimim, beklentilerim neler olmalıdır, bana verilen kabiliyetleri yerinde kullanabiliyor muyum? Yaratıcı’ya karşı sorumluluklarım neler? Kendimi nelere adamalıyım?’ türünden pek çok soruya cevap vermiş olur.

Özetle kendini yenileyen insan asla başarmış olduğunu düşünmez. Gerçekten önemli görevlerin belki kesintiye uğradığını ama asla tamamlanmadığını ve hedeflerin yaklaştıkça daha uzağa gittiğinin farkındadır. Kendisini tanımayan ve iç dünyasına yabancılaşmış fert ise, kendini yenileme kapasitesini ve canlılığını kaybeder. Adeta iki ayaklı yürüyen mezarlar gibi hayatını sürdürür.

SEVGİSevgi ve arkadaşlık, çevresinden tecrid olmuş benliğin katılıklarını eritir. İnsan hayatına yeni boyutlar getirir, değer hükümlerini değiştirir ve insan ilişkilerinin dayandığı hissi temeli dengede tutar. Kendini yenileyen insan, diğer insanlarla karşılıklı olarak verimli şekilde ilişkiye girme becerisi kazanmıştır. Böyle bir insan sevgiyi almaya da vermeye de hazırdır. Kendisini yenileyen insan, diğer insanlara güvenebildiği gibi, diğerlerinin de kendisine güvenmesine imkan verir. Hayatı diğerlerinin gözleriyle görüp, diğerlerinin kalbiyle hissedebilme becerisi kazanmıştır. Sevgiye dayalı ilişkiler kuramayan insanlar, kendi dünyalarına hapsedilmiş ve aynı zamanda deneyimler dünyasının büyük bir bölümünden soyutlanmıştır.

ŞEVK

Kişinin entelektüel veya manevi hedefleri ne olursa olsun, öğrenme, büyüme, yenilgiden sonra tekrar eski haline dönme, engellerin üstesinden gelme, canlı, esnek bir hayat sürmede önemli unsurlardır. Bunların devamı için sürekli enerjiye ihtiyaç vardır. Kendini yenileyen insan bu noktadan üst seviyede şevke sahiptir. Yaratılışı gereği mananın peşinde koşan insan, günlük olaylardan düzenli sonuçlar ve anlamlar üretmeye çalışır. Yapmakta oldukları işten zevk duyan veya yaptıkları işte anlam bulan kimseler de inanılmaz seviyede enerjiye sahiptirler. Kendini yenileme becerisi kazanmış bir insan, yapmakta olduğu bir işe karşı ciddi bir inancı olmadığında, büyük bir inanç besleyeceği iş aramaya başlar. Herkes mutlaka hayatının bir kesitinde derinden inanç beslediği ve derin anlam bulduğu şeyler yapmalıdır. Çünkü hayattaki alışkanlıklar ve yapaylıklar, bir anlam ifade etmeyen rutin işler yapma, insanı ilgi duyduğu ve inandığı şeylerden uzaklaştırarak sosyal enerjisini atıl halde bırakır.Teşvik fertlerin gelişip büyüdüğü toplumun özellikleri ile yakından ilgilidir. Yani çocuk yetiştirme şekilleri, öğretim sisteminin niteliği, fırsat yokluğu veya varlığı, teşebbüsü motive edici veya engelleyici durumlar, toplumun mevcut sosyal enerjiyi ortaya çıkarma veya baskı altına alma yolundaki eğilimi, toplumdaki ortak değerlerin canlı kalması ve bunlara kendini adama ve bağlama yolundaki sosyal tutumlar, teşviki etkileyen sosyal faktörlerdir. Ayrıca kişinin hedefleri, toplumun beklentileri ve eğitim sisteminin beklentileri de teşvik unsurunu etkileyen diğer faktörlerdir. Mesela sosyal bir kurum, insanoğlunun şevki ve inancı sonunda ortaya çıkar. Kurumun elde ettiği servet arttıkça bunu yaşatan şevk azalmaya başlar. Binalar büyüdükçe içindeki manevi güçler zayıflamaya yüz tutar. Bir başka deyişle büyük ve muhteşem eserler inşa edilirken, o eserleri inşa ettiren iman ve ruhu zayıflatmanın tohumları da birlikte ekilir.Şevk eksikliğinin sebebi, açıklanırken gereğinden fazla refah (rahatlık faktörü) ilk sıralarda yer alır. Ancak bu, her zaman doğru değildir. Hayati önem taşıyan hedefleri, gerçekleştirmek için kendilerini adayan insanların belirli bir sıkıntı içinde olduğu gerçektir. Ancak fakirlik, her zaman yüksek bir teşvik gücü sağlamaz. Refah da her zaman şevki azaltmaz. Refah içindeki bir toplum, gizli kalmış enerjilerini ortaya çıkarabilme imkanına sahiptir. Bazı mucitlik çeşitlerinin ortaya çıkabilmesi için belirli ölçüde refaha ihtiyaç vardır. Asgari hayat sınırında ücret alan insanlardaki pek çok mucitlik gücü, ortaya çıkarılamaz. Yoksulluk içinde bulunan insanlar, yeni deneyimler edinmede ve yeni şeyleri denemede çok fazla hür değillerdir.

ÇOK YÖNLÜLÜKİnsan, hayal edemeyecek kadar çeşitlilik gösteren davranışlarda bulunma kapasitesine sahiptir. Bu geniş saha içinde insan fert olarak, bütünün yalnızca küçük bir bölümünü çalışabilir. Uzmanlık, biyolojik, sosyal ve entelektüel yönleri olan bir mecburiyettir. En üst seviyede öğrenim görmek, sınırlı bir konuyu derinlemesine öğrenmek demektir. Bilim adamının en yüksek bir başarı seviyesine ulaşması çok defa kabiliyetleri arasında yer alan dar bir alan içinde yoğun bir şekilde çalışmasından doğmaktadır. Uzmanlaşmak, gerekli ve doğru olmasına rağmen beraberinde bazı riskleri de taşır. 0 da ileri seviyede uzmanlaşmış bir ferdin değişen bir dünyada son derece gerekli olan uyum sağlama yeteneğini kaybetme tehlikesidir. Örneğin teknolojik değişimler, bir kimsenin uzmanlık alanını geçersiz kıldığında o kişi, kendini yeni duruma alıştırmada zorluk çekebilir. Burada kritik olan şey, şartlar gerektiğinde yeni uzmanlık dallarına geçebilme becerisinin sürdürülebilmesidir. Kademeleşme sonucu ortaya çıkan uzmanlaşmanın yol açtığı garip bir olay da, üst amirlerin kendi altında olanlara kıyasla fonksiyonel kapasitesini daha fazla kaybedebilme riski taşımalarıdır. İşi bilen yardımcılarını kaybeden bir yönetici, gözünü ve ayağını kaybetmiş pozisyonuna düşebilir. Uzmanın genel kültür birikimini kaybetmemesi, kısmen teşvik edilmesine, gördüğü öğrenim tarzına, kısmen de yeteneklerinin olgunlaştığı kurum veya toplumun özelliğine bağlı olmaktadır. Uzmanlaşma, ferdin çok yönlülüğünü öldürme riskini taşıdığı gibi, kurumun kendini yenileme kapasitesini de azaltır. Fertler katı bir şekilde uzmanlaşmış ve değişime karşı hazırlıksız iseler, değişimin maliyeti yüksek olur ve toplum değişime karşı inatla direnir. Diğer yandan fertler, yeni şeyler öğrenmeye hazır ve yetenekli iseler, yeniden uyum sağlamanın beşeri maliyeti düşük olacak ve değişim karşısında çok az bir direnme meydana gelecektir. Kısacası hızlı değişen bir dünyada, çok yönlü, modüler fonksiyonları olan fertler, paha biçilmez bir kıymete sahiptir.

NE YAPILMALI? Eğitim sistemlerinin yetersizliği dolayısıyla insanlar, sahip oldukları potansiyelin sadece küçük bir bölümünü keşfedebilmektedirler.Kabiliyetlerin gelişmesi, bir bakıma fert ile çevresi arasındaki diyaloğun kurulabilmesine bağlıdır. Ferdin çevreye vereceği bir şey varsa ve çevre de bunu talep ediyor- sa, kabiliyetler gelişir. Ancak kabiliyetlerin büyük çoğunluğu normal hayatın sıradanlığı altında farkedilemez. Çoğumuzun fırsat çıkmadığı için geliştiremediği gizli kalmış birçok kabiliyeti veya becerileri vardır.Üzücü olan şey, gençlere kendi çiçeklerini yetiştirmeyi öğretecek yerde, çok defa onlara vazoda hazır çiçekler sunulmaktadır.

Onlara sıradışı düşünme ve mucit kişiliğe sahip olmayı öğretecek yerde, kal alan daha önceki buluşlarla tıkabasa dolduruluyor. Kafalarını kullanılması gereken bir vasıta olarak düşünmelerini sağlamak yerine, doldurulması gereken bir depo olarak görmelerine neden oluyoruz.

Gençlere kim ve ne olduklarını öğrenmeleri, gerek insan gerekse toplum olarak nereye ulaşmak istediklerini bilmeleri konusunda yardımcı olunmalıdır. Geçmişe fazla bağlanmak mucit kişiliği belirgin ölçüde azaltır. Gençleri, yarının yeniliklerini kendi başlarına öğrenebilecek tarzda eğitmek gerekir. Her an modası geçebilecek şeyleri öğretmekten ziyade, insanın anlama ve uygulama kapasitesini uzun vadede en fazla etkileyecek şeyler öğretmelidir. Analiz yöntemlerine ve kaynak problemleri tanımlayabilme ve problem çözebilme becerilerinin kazanılmasına daha fazla önem verilmelidir. Bunun için de gençlere, her yeni şartta yararlı olacak düşünce tarzlarını: merak, açık fikirlilik, objektif olma, ispat edilmiş sonuçlara saygı duyma ve eleştirici düşünme kapasitesini öğretmek daha doğru olacaktır.

Eğitim, öğrenme, düşünme, problem tanımlayabilme ve çözebilme, sorgulama, araştırma teknikleri gibi kritik becerileni öğrenme merkezli olmalı ve sağlıklı iletişim kurabilen faziletli fertler yetiştirmeyi hedeflemelidir. Eğitim sisteminin yapabileceği şey, öğrenmek isteyeceği sınıra dek, ferdin sahip olduğu kabiliyetleri geliştirmek olmalıdır. Böyle bir eğitim, ferdi, önceden kestirilemeyen saldırıları karşılamada güçlü kılacak ve hızla değişen dünyada onun çok yönlü olarak hayata uyumunu sağlayacaktır. Bu yapılırsa, kendisini sürekli olarak yenileyen canlı ve dinamik bir sosyo-kültürel sistemi ve toplumu inşa etme imkanı doğacaktır.  


 İsmail Kayakıran Resmi Web Sitesinden Alıntıdır.

13 Adımda Geleceği Planla


13 Adımda Geleceği planla

1. İnişe geçmeden, yükselen yeni dalgalara bin: Çünkü her çıkışın bir inişi vardır, zirvede tutunmak çok zordur, genellikle iniş kaçınılmazdır. Fakat yükselen yeni dalgalar sizi inişten korur.

2. Dünkü davranışlar hakkında düşünceleri değiştirir: Çünkü düşüncede değiştirilmeyen davranış tekrarlanır, değişim düşünceden başlar.

3. Dünyaya adapte olmak (normal insan davranışı) yerine dünyayı kendine adapte et (sıra dışı insan davranışı): Çünkü bütün gelişme, keşif ve buluşlar sıra dışı insanların eseridir.

4. Geniş açılı bilgi tabanına sahip ol: Çünkü bilgi güçtür.5. Altıncı hissin sesini duy, dinle, ona güven: Çünkü sezgileriniz sizi genelde yanıltmaz, yeter ki onları doğru hissedin ve duyun. Sezgileriyle düşünen iyi senaryolar planlar ve başarılı sonuçlar alır.

6. Doğru insanları doğru takımlara al: Çünkü doğru insan yanlış yerde yanlış insandan daha tehlikelidir.

7. Farklılıkları bir arada tutup verimleştir: Çünkü dünya standartlarında organizasyon kurmak ve yaşatmak için kilit nokta, farklı görüş açılarına sahip insanların bir arada çalışmalarına yardımcı olmaktır.

8. Bazı sihirli kavramların özellikle farkında ol: Bilgi, uygulama, sonuç, işbirliği, iyileştirme, problem çözme, geribildirim, yumuşak ve insani olmak, saygı, sevgi, güven, dinlemek, takdir etmek.

9. Çok değil, akıllı çalış: Çünkü plansız ve düzensiz enerji kaybı işlerin yetişmemesine, o da panikleyip pes etmeye yol açar.

10. Yenilik ve değişim için her gün 15 dakika düşünmeye özel vakit ayır: Bütün personel bunu gerçekleştirmelidir. Çünkü etkili değişim insanlara yapılan bir şey değildir, insanlarla yapılan bir şeydir.

11. İmkanlarla şartları örtüştür: Buluşçu düşüncelerle ortaya yeni bir şeyler koyarak imkanlarınızı artırmalısınız. Çünkü imkanların artmasını bekleyen kendini geçmişte bulur. Önemli olan sadece bugünün ihtiyaçlarını karşılamak değil, geleceği yönetmek için şartlar oluşturmaktır.

12. Geleceği tasarla: Çünkü başkalarının tasarladığı, kurallarını koyduğu bir gelecekte siz yönetici konumda değil, uygulayıcı pozisyonda kalırsınız. Bu yüzden kural uygulayıcı değil, kural koyucu; başkalarını taklit eden değil, yenilikçi olmak zorundasınız.

13. Küresel başarıyı hedefle: Çünkü gelecekte dünyada daha da küreselleşecektir. Küresel başarılı firmaların on özelliği var: müşteri deneyimi oluşturmak, ürün yıldızları çıkarma, müşteri bağlılığı meydana getirme, dağıtımda iş birliği, marka keşfetme ve güçlendirme, lojistik performans, talebe göre yapılanma, müşteri bilgi sistemi, e-ticaret becerisi ve büyüme.

12 Ekim 2008 Pazar

Kuantum Kriptoloji (Quantum Cryptography) Nedir ?

Bundan 2000 yıl önce Sezar’ın mesaj şifreleme için kullandığı 3 harf kaydırmalı kripto tekniği kullanılan ilk şifreleme tekniği olmasada günümüzde kullanılan şifreleme tekniklerine benzerliğiyle bir ilk sayılabilir. O tarihten bugune kadar çok şey değişti ama insan oğlunun gizli mesajlarını saklama duygusu değişmedi. Değişmeyecektirde. Her dönemde farklı farklı şifreleme teknikleri kullanılsada kriptografi alanındaki asıl gelişmeler süper bilgisayarların icat edildiği son dönemlere dayanmaktadır. Ama halen uygulanabilirliği kolay fakat çözülmesi imkansız olan bir şifreleme tekniği geliştirilememiştir. Dikkat edin çözülmesi imkansız diyorum. Yani 3DES,AES,RSA gibi popüler algortimaların çözülmesi her nekadar evrenin yaşı kadar yıl gerektiriyorsa da matematiksel olarak çözülebilir durumdadır. Bu yazıda şu anda dünyanın en güvenilir kripto tekniği olan Kuantum Kriptografisini tanıtacağım. Kuantum kriptografisi şifrelemede kullanılan anahtar değişim protoklü ile ön plandadır. Yani kuantum kriptografi tekniği mesajın iletilmesinden çok mesajın şifrelenmesinde ve şifrelenmiş mesajın çözülmesinde kullanılan anahtarın(tek kullanımlık-on time pad-) güvenilir bir biçimde alıcı ve verici arasında değişimi ile ilgilenir. Zaten günümüzde kullanılan bir çok şifreleme algortiması herkes tarafından bilinmektedir. Örneğin AES ve DES gibi simetrik şifreleme algoritmaları ile şifrelenmiş metinler ters yönde çalışan fonksiyonlarla birbirine bağlı ve paralel çalışan onbinlerce bilgisayarla çözülebilmesi teknik olarak mümkündür. Günümüzde kullanılan bu şifreleme algoritmalarındaki temel hedef şifreli metni çözmeyi geciktirmek ve dolayısıyla değersiz hale getirmek. Söz gelimi 2000 yılında askeri amaçlarla şifrelenmiş gizli bir bir metnin 1 milyon yıl sonra çözülmesinin bir değeri olmayacaktır. Bu yüzden bu tür şifreleme algortimalarında mümkün olduğunca büyük şifreleme blokları, fazla sayıda bit içeren anahtarlar ve karmaşık matematiksel fonksiyonlar kullanılır. Görüldüğü üzere şifreleme algoritması ne kadar karışık olursa olsun şifrelemede kullanılan anahtar ele geçirildiği zaman şifrenin hiç bir önemi kalmamaktadır. Bu yüzden kriptolojinin en önemli inceleme konusu anahtar iletimi ve anahtar iletiminde kullanılan protokollerdir. Şifrelemede kullanılan anahtar iletimi ile ilgili son zamanlarda çok sayıda algoritma geliştirilmiştir. Ancak bu algortimalar %100 güvenli değildir. %100 güvenlikten kastım şudur : Alıcı ve verici arasına giren bir kişinin kendisini farkettirmeden anahtarı tamamıyla elde etmesinin önüne geçilmesidir.

Kuantum kriptografisi yukarıda sözünü ettiğim %100 güvenliği şimdilik sağlamaktadır. Yani alıcı ve verici arasındaki anahtar değişim kuralını güvenli hale getirir. Kuantum kriptografi tekniği temel bir fizik kanunu olan Heisenberg’in belirsizlik ilkesine dayanmaktadır. Bu ilkeye göre kuantum mekaniğinin temel öğesi olan bir foton’un aynı anda iki özelliği bilinemez. Bu da iletişim kanalında ki bir fotonun klonlanmasını (kopyalanmasını) imkansız hale getirmektedir. Kısacası günümüz teknolojisinde fiber optik ağ üzerindeki bir fotonun yeni bir kopyası çıkarılamaz. İşte kuantum kripto tekniği fotunun bu özelliğinden faydalanarak güvenli bir anahtar iletimi sağlar. Birazdan bu anahtar iletim protokolünün detaylarını anlatacağım ancak önce biraz fizik bilgisine ihtiyacımız var.

Kuantum kriptografi tekniğinde veri iletimi klasik yollarla yapılmaz. Veri iletimi elektriksel işaretler yerine fotonlar ile yapılmaktadır. Dolayısıyla iletişim kanalı için fiber optik ağ gerekmektedir. Bu da kuantum kriptografi tekniğinin aslında sivil yaşamda kullanılamayacağını göstermektedir. Zaten bu teknik şu anda sadece askeri amaçlarla çok kısıtlı ölçülerde kullanılmaktadır. Ancak fiber kanallarının maliyeti ve bu ağların kurulum maliyeti düştükçe bu tekniğin sivil kullanımda görmek mümkün olacaktır. Fotonları alıcıdan vericiye göndermek için fiber optik ağ gerekli dedik. Aynı zamanda anahtarı alıcıya göndermek için foton tabancalarına(foton üreteci) ve kristal süzgeçlere ihtiyaç vardır. Anahtar iletişimi sırasında foton’un baz alınan bir sisteme göre herhangi bir açıyla polarize olma özelliğinden faydalanır. Fotonların dikeyde veya yatayda polarize olması için kristal süzgeç çiftleri kullanılır. Temel olarak birbirne dik olan iki süzgeç seçilir. Rastgeleliği artırmak için birde bu süzgeçlerle 45 derecelik açı yapan ikinci bir süzgeç takımı kullanılır. Kuantum fiziğine göre 45 derecelik polarizasyonlu bir fotun birbirine dik iki süzgeç takımından geçirildiğinde fotunun yeni polarizasyonunun yönü 45 derece olmayacaktır. Peki 0 derecemi yoksa 90 derecemi olacaktır. Bunun kesin bir cevabı yoktur. Ancak her iki polarizasyon yönü içinde olasılık eşittir. Yani 10000 tane 45 derecede polarize olmuş bir fotonu ardarda dikey ve yatay konumda yerleştirilmiş kristal süzgeçlerinden geçirdiğimizde istatistiksel olarak 5000 tanesi dikey yönde 5000 tanesi de yatay yönde polarize olacaktır. Bu yönlerden birisi 0 diğer 1 seçilerek iletişim anlamlı hale getirilir. Şunuda unutmamak gerekirki eğer bu açı 45 derece olmasıyda oran bu sefer 1/2 olmayacaktı. Matematiksel ve fiziksel veriler bu oranın ilgili açının kosünüs karesine eşit oldugunu göstermektedir. (cos245 = 1/2)

Gönderim Protokolü (BB84 Algoritması)

1984 yılında Bennet ve Brassard adında iki bilim adımı tarafından yayınlanan makalede kuantum kriptografisinden bahsedildiği için bu algoritma BB84 olarak bilinmektedir. Bu makalede gönderici ve alıcı arasında güvenli iletişim için kullanılacak tek kullanımlık anahtarın göndericisi ve alıcısı (Alice ve Bob) tanımlanmıştır. Biz bu yazıda şifreli mesajı göndermek isteyen kişinin A, almak isteyen kişinin de B olduğunu düşüneceğiz. Hem A da hem de B de birbirleriyle 45 derecelik açı yapan iki kristal süzgeç çiftinin( + ve X şeklinde iki süzgeç) oldugunu kabul ediyoruz. A ve B arasında bir optik fiber ağının oldugunu ve her iki tarafında foton üretebildiğini düşünüyoruz.

A ve B tarafı ortak bir temelde anlaşarak | ve / süzgeçleri için 0 değerinde, - ve \ süzgeçleri içi 1 değerinde anlaşırlar. Yani her iki tarafta | ve / yönünde polarize olmuş foton için 0 bitinin, - ve \ yönünde polarize olmuş foton için 1 bitinin geldiğini anlayacaklardır. Bu seçimin tam terside mümkündür.

A, iletişimde kullanılacak rastgele bir tek kullanımlık anahtar seçer. Bu anahtarı B ye gönderebilmek için BB84 algortimasını kullanacaktır. Algoritmanın işleyiş sırası şu şekilde olacaktır.

- Örneğin A (1 1 0 1 0 1 0 0 1 0) bit dizisini aşağıdaki süzgeç takımlarıyla göndermek istesin. Seçilen bitler ve süzgeç takımları tamamen rastgeledir. (2. inci satır gönderilmek istenen bitlerin fotn karşılığının polarizasyon yönünü göstermektedir.)


1 1 0 1 0 1 0 0 1 0
- \ | - | \ / / \ |

- B rastgele bir süzgeç takımı(+ veya X) seçer ve aşağıdaki yönlerde polarize olmuş fotonları elde eder. (İlk satır ratgele seçilen süzgeç takımlarını ikinci satır gelen fotonun bu süzgeç takımlarından geçirildiğinde meydana gelecek polarizasyonun yönünü, üçüncü satır ise ilgili polarizasyonun yönüne göre seçilmiş bit değerini belirtir.) Hatırlarsanız | ve /, 0 bitini - ve \ 1 bitini temsil ediyordu.

X X + X + X + + + X
\ \ | / | \ - - | -
1 1 0 0 0 1 1 1 0 1


Sonuç olarak B nin elde ettiği bit dizisi A nın göndermiş olduğu bit dizisi ile aynı değildir. İstatistiksel olarak A nın gönderdiği bitlerin sayısının yarısı kadar bit B de aynıdır. Bu yüzden algoritmanın bundan sonraki aşamasında her iki taraftada ortak olarak kullanılan bitlerin belilenmesi gerekecektir.

- B, A ya hangi bitler için hangi süzgeç çiftlerini kullandığını açık olarak iletir. Bunun üzerine A bu süzgeçlerden hangilerinin doğru seçim hangilerinin yanlış seçim olduğunu B ye iletir. Böylece hem A ve hem de B tarafından ortak olarak kullanılan süzgeç çiftlerine karşlılık gelen bit dizisi tek kullanımlık anahtar olarak kullanılır. Sonuçta bu anahtar her iki tarafcada bilindiği için mesaj bu anahtar ile XOR işlemine sokularak iletişim güvenli hale getirilir. Mesajın XOR lanması ve iki taraf arasındaki mesaj iletimi tamamen klasik yollarla yapılabilir. Kuantum kriptografisinin ana teması şifrelemede kullanılan tek kullanımlık anahtarın her iki tarafaca pratik bir şekilde bilinir hale getirilmesini sağlamaktır.

Fiber Optik Ağa Dışardan Müdahale Durumu

A ile B arasındaki iletim kanalını dinleyen birinin olması durumunda BB84 protokolünün güvenli olup olmadığını inceleyelim. Hatırlarsanız yazının başında kuantum kriptografi tekniğinin ana çıkış noktası fotonların günümüz teknolojisi ile herhangi bir şekilde kopyasının çıkarılmayacağı ilkesine dayandığını söylemiştik. Bu yüzden A ve B arasında iletim kanalını dinleyen kişinin varlığı değişik yollardan keşfedilebilir. Çünkü araya giren T kişisinin yapabileceği en uygun hareket, A ve B nin yaptığı gibi rastegle bir süzgeç takımı seçmek ve A nın B ye gönderdiği seçilmiş süzgeç takım bilgisini dinlemektir. İstatistiksel olarak T nin seçmiş olduğu süzgeç takımlarından yarısı B ile aynı olacaktır. Bu da iletim hattını dinleyen kişinin iletilen bitlerin yarsını doğru bir şekilde elde edeceğini göstermektedir. Kullanılan şifreleme tekniğine göre elde edilen bu yarım bilgi faydalı yada faydasız olabilir. Mesela A ve B tarafından karar kılınan anahtarın karesi alınarak şifreleme yapılırsa sistemin güvenliği dahada artar. Çünkü bitlerinin yarısı belli olan bir sayıdan şifrelemede kullanılan anahtarı elde etmek bir hayli zordur. Öte yandan kare alma yerine her bir biti diğer bitlere bağlı olan bir fonksiyonda kullanmak güvenliği oldukça artıracaktır.

Araya giren kişi olması durumunda A ve B mesajlaşmaya başlamadan önce birbirlerine test mesajı göndererek araya giren bir kişinin olup olmadığını anlayabilirler. Şöyleki :araya giren T kullandığı yanlış süzgeçlerden ötürü, A nın mesajında bir takım değişiklikler yapacaktır. Buda A nın mesajının belli oranda hatalı geleceğini gösterir. Protokol gereği eğer bu hata oranı belirli bir seviyede(eşik hata değeri) olması gerekiyorsa ve olışan hata bu orandan fazla geliyorsa araya bir kişi girmiş demektir. Bu durumda A ve B tarafından gerekli önemli alınır.

Bir varsayım yaparak araya giren T nin foton klonlamasını yapabildiğini düşünelim. Bu durumda T,A ile B arasındaki fotonları klonlayarak kendi ortamı içerisinde A ve B ye kendisini hissettirmeden anahtarın bir bölümünü elde edebilir. Yine aynı şekilde T rastgele bir süzgeç takımı seçerek A dan gelen fotonu polarize eder ve B ile A arasında doğru süzgeç seçim bilgilerne kontrol ederek hangi bitlerin kendisi içinde doğru olduğunu belirler. Buna göre hem A hem B hem de T tarafından aynı yönde polarize edilmiş bitler hem tek kullanımlık anahtarda kullanılacak hemde T tarafından bilinecektir. Bu durumda T, istatistiksel olarak tek kullanımlık anahtardaki bitlerin yarısını bilecektir. Üstelik kendisini A ve B ye farkettirmeden. Bu eksik bilginin T tarafında işe yaramamasını sağlamak için yine aynı şekilde değişik matematiksel fonksiyonlar kullanılabilir. Örneğin kullanılacak anahtardaki her bir bitin diğer bitlere bağlı olacak şekilde yeni bir anahtar türetmek. Bu durumda T’de eksik bilgi olduğu için yeni türetilen anahtarı bulması zorlaşacaktır. Günümüz teknolojisinde foton klonlaması yapılamadığı için yukarıdaki söylediklerimin bir varsayımdan ibaret olduğunu tekrar hatırlatmak isterim.

Sonuç

Kuantum kriptografi tekniği her ne kadar güvenli bir protokol içersede uygulanabilirliği şu an için yüksek maliyet gerektirmektedir. Dolayısıyla şu an için sadece çok kısıtlı imkanlarla askeri amaçlı olarak kullanılmaktadır. Nitekim 60 km’lik bir iletim ağı üzerinden bu teknik başarı ile denenmiş ve kullanılmıştır. Önümüzdeki 10-15 yıl içerisinde bu tekniğin sivil hayatta da kullanılabileceğine dair bir çok kaynaktan bilgi edindiğimi de belirtmek isterim.


Bu yazi Sefer Algan makalesinden Alintidir.

13 Ağustos 2008 Çarşamba

Linux Dosya ve Dizin işlemleri

Dosya ve Dizin İşlemleri
Tıpkı MS-DOS'ta olduğu gibi Linux dosya yapısının da hiyerarşik bir yapıya sahip olduğunu söylemiştik. Temel dosya bilgisi önceki konularda anlatıldığından burada sadece dosya ve dizinlerle ilgili özelliklere değinilecektir.

Erişim Hakları
Erişim hakları, Linux dosya sistemi güvenliğinin belkemiğini oluşturur. Her dosyaya ayrı verilebilen erişim izinleri sayesinde çok daha rahat bir sistem yönetimi gerçekleştirilebilir. Bu, konuya sadece sistem görevlisi tarafından yaklaşıldığı zaman çıkartılabilecek bir sonuçtur. Kullanıcı bazında erişim hakları bazen daha da anlamlı olabilir. Yanlış kullanıldığında hoş olmayan süprizlere yol açabilir. Linux altında üç çeşit erişim hakkı vardır :

Okuma izni : Dosyanın okuma izni varsa içeriği görülebilir, dizinin okuma izni varsa içerdiği dosyaların listesi alınabilir.
Yazma izni : Dosyanın yazma izni varsa dosyayı değiştirebilir veya silebilirsiniz. Dizine yazma izni verildiğinde dizin altındaki dosyalar yazılabilir veya silinebilir.
Çalıştırma izni : Dosyayı çalıştırma hakkını verir.

Bir dosya veya dizin ilk yaratıldığı anda Linux tarafından öntanımlı bazı izinler verilir. Genellikle bu izin çalıştırma ve okumadır. Dosyanın oluşma anında verilen izini değiştirmek için erişim yetki kalıbı olarak da bilinen umask komutu kullanılır. Daha fazla bilgi için komuta ait man dosyasına bakın.

Erişim haklarının dışında bir dosyanın üç izin düzeyi daha vardır. Bunlar, dosyanın sahibi, dosyanın grubu ve diğer kullanıcılardır. Dosyanın sahibi, o dosyayı oluşturan kişidir. Her kullanıcının bir grubu da olduğu için, dosya oluşturulurken kullanıcı hangi grupta ise dosya da o gruba ait olacaktır. Dosyanın sahibi olmayan ve grubu da dosyanın grubuyla uyuşmayan sistemdeki kullanıcılar ``diğer'' sınıfına girerler. Gruplar hakkında daha fazla bilgi için Linux Sistem Yönetimi konusuna bakın.

Dosya İzinlerinin Değiştirilmesi
Dosya izin bilgilerini görebilmek için ls komutu, -l parametresiyle kullanılır. Aşağıdaki dosya üzerindeki erişim haklarına göz atalım :

-rwxr-xr-x 2 gorkem users 182 Feb 12 03:58 deneme

Dosya bilgisinin en sol kısmında izin hakları yeralır. En baştaki ``-'' işareti bunun düz dosya olduğunu belirtir. ``gorkem'', dosyanın sahibi; ``users'' ise grubudur. Ardından sırayla uzunluk, son değiştirilme tarihi ve dosya ismi gibi bilgiler gelir. Son harf kümesine dosyanın modu da denir.

Solda yeralan r,w ve x karakterleri sırayla okuma, çalıştırma ve yazma haklarını belirtir. En soldaki ``-'' işaretini ayırdığımız zaman geri kalan harfleri üç adet üçlü grup haline getirelim:

rwx r-x r-x

Sırayla birinci harf kümesi dosya sahibinin izinlerini, ikinci harf kümesi grup izinleri ve son küme de diğer kullanıcıların izinlerini belirtir. Buna göre yukarıdaki dosyada

rwx : kullanıcı okuyabilir, yazabilir, çalıştırabilir
r-x : grup okuyabilir, çalıştırabilir fakat yazamaz.
r-x : diğerleri okuyabilir, çalıştırabilir fakat yazamaz.

Sol baştaki karakter ``d'' olsaydı, bir dizini inceliyor olacaktık.

Dosyanın izinlerini değiştirmek için chmod komutu kullanılır. Bu komutu kullanırken hangi izin düzeyine (kullanıcı, grup veya diğerleri) hangi izinlerin verileceği veya kaldırılacağı yazılır.

Örnek olarak yukarıdaki dosyanın okuma iznini kaldırmak için

$ chmod -r deneme

kullanılabilir. "-" işareti, iznin kaldırılacağını belirtir. İzin vermek için ise "+" yazın. Dosyanın yeni görüntüsü şöyle olur :

--wx--x--x 2 gorkem users 182 Feb 12 03:58 deneme

Sadece grubun, sadece kullanıcının veya sadece diğerlerinin erişim hakkını değiştirebilmek için her izin düzeyi için bir harf tanımlanmıştır. Kullanıcı için "u", grup için "g" ve diğerleri için "o" yazarak belirli bir izin düzeyi için erişim hakkını değiştirmek mümkün olur. Bu üç harf, izinden hemen önce yazılır.

$ chmod u+x deneme (dosyanin sahibi calistirabilir)
$ chmod o+r t2sac (digerleri okuyabilir)
$ chmod g-w deneme (dosyanin grubu yazamaz)

Her izin için aynı zamanda sayılar da tanımlanmıştır. Dosyanın erişim izinlerinideğiştirmek için her izne ait sayıları kullanabilirsiniz. Aşağıdaki tabloda, her izin düzeyi (dosyanın sahibi, grubu ve diğerleri) için üçer tane olmak üzere toplam 9 sayıdan oluşan izin numaralarını görebilirsiniz. Bir izni vermek için sırayla numaraları toplayın. Örneğin sahibinin okuması (400), yazması (200), çalıştırması (100), grubun okuması (40), çalıştırması (10) ve diğerlerinin okuması (4) ve çalıştırması (1) için kullanılan rakamların toplamı 755'tir.

$ chmod 755 deneme

--------------------------------------------------------------------------------
400 sahibi okur
200 sahibi yazar
100 sahibi çalıştırır
--------------------------------------------------------------------------------
040 grubu okur
020 grubu yazar
010 grubu çalıştırır
--------------------------------------------------------------------------------
004 diğerleri okur
002 diğerleri yazar
001 diğerleri çalıştırır

--------------------------------------------------------------------------------

Başka bir değişiklikle konuyu pekiştirelim. Sahibinin okuması (400), yazması (100), grubun okuması (40), diğerlerinin okuması (4) için izin numarasını bulmak için bu cümlede parantez içinde yeralan sayıları toplarsak 644 yapacaktır.

$ chmod 644 deneme

Aynen dosyalarda olduğu gibi, bir dizinin de sahibi ve grubu vardır.

Dosyanın Sahibinin ve Grubunun Değiştirilmesi
Bir dosyanın sahibini sadece sistemdeki root kullanıcı değiştirebilme yetkisine sahiptir. Dosya sahibinin değiştirilmesi için chown komutu kullanılabilir. Yukarıdaki dosyanın sahibini ozgur isimli kullanıcı yapalım.

# chown ozgur deneme

Dosyanın yeni hali şöyle olur :

-rwxr-xr-x 2 ozgur users 182 Feb 12 03:58 deneme

chgrp komutu yardımıyla da dosyanın grubunu değiştirilebilir. Yukarıdaki dosyanın grubunu www yapmak için

# chgrp www deneme

komutu kullanılabilir. chown komutu, dosyanın hem kullanıcısını, hem de grubunu değiştirme özelliğine sahiptir. chown komutundan sonra kullanıcı ve grup isimlerini aralarında bir nokta kalacak şekilde yazın.

$ chown ozgur.www deneme
$ ls -l deneme
-rwxr-xr-x 2 ozgur www 182 Feb 12 03:58 deneme

Diğer Dosya Sistemlerinin Kullanılması
Bir Linux işletim sisteminde dosyaların ve dizinlerin herbirisi sabit disk, CDROM veya diğer bilgi saklamaya yarayan cihazların birer parçası olan "dosya sistemlerinde" tutulur. Linux'un desteklediği pek çok dosya sistemi vardır ve bunların her birisinin veri depolarken kullandıkları yöntem birbirinden farklıdır.

Linux'ta her dosya sistemi farklı bir dizinde tutulur ve bu dizinlerin bilgisi /etc/fstab dosyasında yeralır. Açılış anında bu dosyada hangi dosya sistemlerinin hangi dizinler altına yerleştirileceği okunur ve buna göre makina açılır. Linux, kendisi için özel olarak geliştirilen ext2 dosya sistemini kullanır.

Bir sistem görevlisi olarak çeşitli dosya sistemlerini tanımalı, bu dosya sistemleri üzerinde hata oluşması durumunda zararı en aza indirecek yolu bilmelisiniz. Bilgisayar başında geçireceğiniz zamanınızın büyük bir bölümünü dosya sistemleri üzerinde harcayacaksınız.

mount İşlemi
Bir dosya sisteminin kullanılabilmesi için boş bir dizin altına yerleştirilmesi gerekir. Ancak bu gerçekleştirilirse sözkonusu dosya sistemini oluşturan dosyalar üzerinde işlem yapılabilir. Bu işlem mount komutu yardımıyla yapılır.

mount komutunun şu şekilde kullanılır :

mount -t

tip : Dosya sistemi çeşidi. Örnek dosya sistem çeşitleri arasında ext2, minix, msdos sayılabilir. Dosya sistemleri hakkında daha geniş bilgi için Çekirdek konfigürasyonu konusuna bakın. Genellikle mount programı ne tür bir diske eriştiğini otomatik olarak anlayacaktır.

nereye : mount edilecek dosya sistemi hangi dizin altına yerleştirileceğini belirtir.

aygıt : Üzerinde dosya sisteminin bulunduğu sabit disk, CD-ROM benzeri aygıt.

Linux'a bağlı olan tüm donanımlara ait bir giriş, /dev dizini altında bulunur. Bu dizin altındaki dosyalar özel olarak tanımlanmıştır ve bunlara kısaca "düğüm" adı verilir. Örneğin /dev/hda2, birinci IDE sabit diskin ikinci bölümünü; /dev/tty1 ise birinci sanal konsolu gösterir.

Çeşitli sabit disklere ait /dev düğümleri, Linux Kurulumu bölümünde detaylı olarak anlatılmıştı. mount programı bu düğümlere ihtiyaç duyacaktır. Bu yüzden bir dosya sistemini erişilebilir hale getirebilmek için hangi düğüm ismine sahip olduğunu bilmelisiniz. Örnek olarak CD-ROM için /dev/cdrom, birinci disket sürücü için /dev/fd0 gibi.

CD-ROM sürücüsünü /mnt altına mount etmek için

# mount -t iso9660 /dev/cdrom /mnt

yazın. Eğer çekirdekte CD-ROM dosya sistemi desteği varsa ve sistem açılırken çekirdek CD-ROM'u tanımışsa /mnt dizini altına CD'deki dosya sistemi yerleştirilir. Buna benzer şekilde MS-DOS disket içeren disket sürücüyü ve üzerinde ext2 dosya sistemi bulunan ikinci IDE sabit diskin birinci bölümünü sırasıyla /mnt/disket ve /mnt/disk dizinlerine bindirmek için

# mount -t msdos /dev/fd0 /mnt/disket

ve

# mount -t ext2 /dev/hdb1 /mnt/disk

yazılabilir. Bir mount işleminin tersini yapmak ve dosya sistemini erişilemez kılmak için umount komutu kullanılır. /disk altındaki /dev/hdb1 sabit disk bölümünü umount etmek için

# umount /disk

veya

# umount /dev/hdb1

kullanılır. Her iki yazım şekli de kabul edilir. Son olarak o an sistemde bindirilmiş halde bulunan tüm dosya sistemlerini görmek için mount komutunu parametresiz yazın. Bu komut hakkında daha detaylı bilgi ve aldığı diğer parametreler için man sayfasına bakın.

mount ve umount komutları ile bir dizin yapısını disk üzerinde konumlandırırken veya ayırırken üzerinde işlem yapılan dizinde bulunmamanız, ya da o dizinde başka bir süreç çalışıyor olmaması gereklidir. Aksi takdirde aşağıdaki hata mesajını alırsınız:

# pwd
/disk
# umount /disk
umount: /dev/hdb1: device is busy

Yapmanız gereken, ayıracağınız dizinden dışarı çıkıp tekrar denemek. Diğer bir seçenek de fuser komutunu kullanmak. Bu komut, ayırmak istediğiniz dizini kullanan tüm süreçleri ekranda gösterir. Böylelikle rahatlıkla yukarıdaki örnekteki gibi umount işlemini gerçekleştirebilirsiniz. fuser komutunun -km seçeneğiyle o dizini kullanan süreçleri öldürülebilir.

# cd /
# fuser /disk
/disk: 78c
# fuser -km /disk
# umount /disk

fuser komutunu kullanırken dikkatli olun, zira sistemi kilitlenme noktasına getirebilirsiniz.

Dosya Sistemi Bilgileri
Linux açılırken mount komutu yardımıyla root dosya sistemine ekleyeceği her değişik dosya sistemini /etc/fstab dosyasından okur ve işleme koyar. Aşağıda örnek bir fstab dosyası yeralıyor.

/dev/hda2 / ext2 defaults 1 1
/swap none swap defaults 1 1
/dev/cdrom /cdrom iso9660 defaults 1 1
none /proc proc defaults 1 1
/dev/hda1 /dos msdos defaults 1 1

Çekirdek açılış mesajları içinde

VFS: Mounted root (ext2 filesystem) readonly.

gibi bir satır göreceksiniz. Sistem açılırken en önce / dosya sistemini mount eder. Bu sayede bu dosya sistemi altında yeralan ve hayati önem taşıyan yazılımlara (fsck, mount gibi) ulaşır. Daha sonra yerel dosya sistemleri ve en son da ağ üzerinden erişilen dosya sistemlerine (NFS) bağlanır. fstab dosyasında kullanıcının kendi dosyalarını yerleştiremediği, fakat sistem tarafından kullanılan swap ve proc dosya sistemleri için de mount bilgileri bulunur.

Yukarıdaki fstab dosyasında ext2 dosya sistemine sahip /dev/hda2 sabit disk bölümü, / dizinini oluşturuyor. MS-DOS formatlı /dev/hda1 bölümü de /dos dizinine erişilebilir olarak açılış anında eklenecektir.

Sistemdeki CD-ROM sürücü /cdrom dizini altına yerleştirilmiş olup root kullanıcı bunu istediği dizine koyabilir. Bu dosyaya, mount komutundaki gibi parametreler de eklenebilir. Dördüncü sırada yeralan defaults parametresinin yanına eklemek istediğiniz opsiyonları yazın. Bu parametrelerden sıkça kullanılan bir tanesi de "user" olup root dışındaki kullanıcılara mount hakkını verir. CD-ROM sürücüyü normal sistem kullanıcılarının mount veya umount yapabilmesi için fstab dosyasındaki ilgili satırı

/dev/cdrom /cdrom iso9660 defaults,user 1 1

satırıyla değiştirin. defaults parametresi ise , halihazırdaki dosya sistemini okunup yazılabildiğini, asenkron olduğunu, üzerindeki bilgileri bloklar halinde alıp verdiğini (buna diğer örnekler CD-ROM ve disket sürücülerdir), içerdiği programların çalıştırılabilir olduğunu ve normal kullanıcıların mount, umount yapamadığını gösterir. user parametresiyle kullanıcılara mount ve umount hakkı yukarıda verilmiştir.

Dosya Sistemi Yaratılması ve Kontrolü
Bazen MS-DOS altından oluşturulamayan dosya sistemlerini (ext2 gibi) oluşturmak gerekebilir. Linux altında bir dosya sistemini oluştururken aynı zamanda bunu kontrol eden programlar vardır. Bunların en çok kullanılanı, Slackware sürümünde gelen mkfs/'tir.

mkfs ile Linux native (ext2) dosya sistemi oluşturmak için mkfs.ext2 programı kullanılır.

mkfs.ext2

"aygıt" yerine üzerine dosya sistemi kurulacak olan cihazın /dev dizini altındaki düğüm dosyasının ismi yazılır. Blok sayısı yerine, fdisk yazılımından o bölümün kaç blok olduğunu öğrenip bu sayıyı girmelisiniz. Bir blok 1024 bayttan oluşur. Örneğin

# mke2fs /dev/hda3 163829

komutu, /dev/hda3 disk bölümünde ext2 dosya sistemi kurar. Bu komutu kullanmadan önce iyi düşünün, zira burada yeralan tüm dosyalar silinir ve bu hatanın geri dönüşü olmaz. Aşağıdaki komut ile bir disket üzerinde ext2 dosya sistemi kuruluyor.

# mke2fs /dev/fd0 1440

mke2fs ile mkfs.ext2 komutları aynıdır. Benzer şekilde, MS-DOS dosya sistemi yaratmak için mkfs.msdos, minix dosya sistemi yaratmak için mkfs.minix kullanılabilir. Blok sayısı girilmez ise mke2fs bunu otomatik olarak bulacaktır.

Herhangi bir sebepten dolayı diskte bozulma ve veri kaybını en aza indirmek için de yazılımlar vardır. fsck ile dosya sistemi kontrolü yapılabilir. fsck ile ext2, dosfsck (veya fsck.msdos) ile MS-DOS formatlı alanlar kontrol edilir.

linux:~# fsck /dev/hda2
Parallelizing fsck version 0.5b (14-Feb-95)
e2fsck 0.5b, 14-Feb-95 for EXT2 FS 0.5a, 95/03/19
/dev/hda2 is mounted. Do you really want to continue (y/n)? yes

Pass 1: Checking inodes, blocks, and sizes
Pass 2: Checking directory structure
Pass 3: Checking directory connectivity
Pass 4: Checking reference counts
Pass 5: Checking group summary information
Fix summary information? yes

Block bitmap differences: -46486 -46487 -46488 -46489 -46490. FIXED
Free blocks count wrong for group 5 (2803, counted=2808). FIXED
Free blocks count wrong (16326, counted=16331). FIXED

/dev/hda2: ***** FILE SYSTEM WAS MODIFIED *****
/dev/hda2: ***** REBOOT LINUX *****
/dev/hda2: 3494/29632 files, 42904/59235 blocks

Bir dosya sistemini kontrol etmeden önce okunan bölümü root dosya sisteminden ayırın ve kontrol işleminden sonra bilgisayarı kapatıp tekrar açın.

debugfs programı, dosya sistemi parametrelerini incelemek için kullanılır. Disk üzerine doğrudan erişım yaptığı için dikkatli kullanmalısınız. ext2fs yardımıyla kurtarılamayan bazı dosyalar (özellikle silinmiş dosyalar) debugfs yardımıyla kurtarılabilir.

Sembolik Bağlantılar
Bazı durumlarda, bir dosyayı oluşturup bu dosyanın başka bir dosyayı işaret etmesi istenebilir. Genellikle sistem yöneticileri tarafından kullanılan sembolik bağlantı yardımıyla bir dosya veya dizin, bunlara karşılık gelen başka bir dosya veya dizin olarak gösterilir.

Aşağıda bir sembolik bağlantı örneği yeralıyor. Sistem görevlisi, /root dizini altındayken /usr/src/linux dizinine geçmek istiyor. /usr/src/linux dizinine işaret eden bir bağlantı kurmak için ln komutu kullanılır. -s parametresi, bu bağlantının sembolik olacağına işaret eder.

ln -s

linux:~# ls -l
total 116
drwxr-xr-x 2 root root 1024 Feb 14 08:13 kernel
-rw-r--r-- 1 root root 115695 Sep 15 1994 lodlin15.zip
drwx------ 2 root root 1024 Jan 7 1980 mail
-rw-r--r-- 1 root root 0 Feb 15 08:14 typescript
linux:~# ln -s /usr/src/linux linux
linux:~# ls -l
total 116
drwxr-xr-x 2 root root 1024 Feb 14 08:13 kernel
-rw-r--r-- 1 root root 115695 Sep 15 1994 lodlin15.zip
drwx------ 2 root root 1024 Jan 7 1980 mail
lrwxrwxrwx 1 root root 9 Feb 15 08:14 linux -> /usr/src/linux
-rw-r--r-- 1 root root 0 Feb 15 08:14 typescript

Bu işlemden sonra kullanıcının /usr/src/linux dizinine geçmesi için cd linux" yazması yetecektir. Sembolik bağlantı dosyasını diğerlerinden ayıran, satırın en solundaki l karakteridir.

Dosya Arşivleme ve Sıkıştırma
Linux altında dosya arşivlenmesi ve sıkıştırılması neredeyse belirli ve standartlaşmış birkaç komut ile gerçekleştiriliyor. tar komutu yardımıyla istenilen dosyaları arşivleyebilir, bunların üzerine yenilerini ekleyebilir, istediğiniz zaman da tekrar açıp eski haline getirebilirsiniz. GNU gzip komutu ise dosyaların sıkıştırılması (zip) ve sıkıştırılmış dosyaların açılması (unzip) işlemlerini yapabiliyor. Fazla disk alanınız yoksa bu iki komut her zaman yardımınıza koşacaktır.

Dosya Arşivleme
tar (Tape ARchive) programı, bir veya birden fazla dosyayı tek bir forma sokar. Genellikle bir dizin ve bu dizinin altında yer alan tüm alt dizinleri biraraya getirmek için kullanılır. tar, dosyaların üzerinde sıkıştırma işlemini normalde uygulamaz. Fakat tar'ın GNU sürümü (Linux'ta da kullanılan) bu işlemi gzip kullanmadan da yapabiliyor.

tar komutuna bir örnek verelim :

$ tar -cf arsiv.tar tmp/

Bu komut, -c (create archive) parametresi yardımıyla tmp dizini altındaki herşeyi paketleyip arsiv.tar isimli dosyaya yollar. -f parametresi, hangi dosyaya yazılacağını belirtir. İstediğiniz zaman dosyayı tekrar açmak isterseniz :

$ tar -xf arsiv.tar

komutunu kullanın. -x (extract) parametresi, -f ile belirtilen dosyayı açacaktır.

-r opsiyonu ile daha önce yaratılmış bir arşive dosya eklenebilir. Böylece dosyayı açma ve tekrar arşiv oluşturma işleminden kurtulmuş olursunuz.

$ tar -rf arsiv.tar ekleme.txt

Dosyanın içeriğini önceden görebilmek için -t parametresini kullanın ve bu işlemi de alışkanlık haline getirin. Bazı durumlarda arşivlenmiş yazılım, kendine ait bir dizin açmak yerine içerdiği dosyaları bulunduğu yere yazabilir.

tar -tf arsiv.tar

Hangi dosyaların açıldığını ekranda görebilmek için -v parametresini ekleyin:

# tar -zcvf tmp.tgz /tmp
tar: Removing leading / from absolute path names in the archive.
tmp/
tmp/tar-error
tmp/.X11-unix/
tmp/rc.inet1.OLD
tmp/networks.OLD
tmp/linux/
tmp/linux/fss.txt
tmp/lilo.conf
tmp/PKGTOOL.REMOVED

Aşağıdaki komut, arşivlenen dosyaları diskete kaydetmeye yarıyor. Bunun için temiz bir disketi yuvasına yerleştirin ve aşağıdaki satırı yazın.

# tar -cf /dev/fd0 tmp/

tmp dizini altındaki herşeyi diskete kaydetmiş olduk. Açmak için bilinen yöntemi kullanırız :

# tar -xf /dev/fd0

Dosya Sıkıştırma ve Açma
Dosya sıkıştırma amacıyla sıkça kullanan iki yazılım vardır : gzip ve compress. Her iki yazılım da Slackware Linux dağıtımında bulunuyor. GNU'nun dağıtımı olan gzip, tar ile birlikte kullanılan ve dosya sıkıştırma ve arşivlemede neredeyse standart haline gelmiş bir program. Bir dosyayı sıkıştırmak için parametre girmeden gzip komutunun ardından dosya ismini yazın.

$ gzip elvis
$ ls -al
elvis.gz

gzip ile sıkıştırılmış dosyaların sonu .gz ile biter. Bunları açmak için gunzip komutunu kullanın:

$ gunzip elvis.gz

compress ve uncompress de sırayla bir dosyayı sıkıştırmak ve açmak için kullanılır. Aslında Linux'ta uncompress adında bir yazılım yoktur, bu dosya ismi compress dosyasına bağlantılıdır. compress ile sıkıştırılan dosyaların sonu .Z ile biter.

$ ls -al web.html
-rw-r--r-- 1 gorkem users 41450 Jan 27 13:40 web.html
$ compress web.html
$ ls -al web.html.Z
-rw-r--r-- 1 gorkem users 18906 Jan 27 13:40 web.html.Z

Yukarıdaki web.html dosyasını sıkıştırdığımızda dosyanın boyutu 41450 bayttan 18906 bayta indi. Açmak için:

$ uncompress web.html.Z

Bir dosyanın uzantısından ne tür bir dosya olduğunu anlayamazsanız file komutu imdadınıza koşar. Linux'ta belirli uzantılı dosyaların başı bilinen bir harf veya harf grubu ile başlar. file komutu dosyanın başındaki karakterleri kontrol ederek ve bunları bir listeyle (/etc/magic) karşılaştırarak dosyanın ne tür olduğunu söyler.

# file tmp.gz
tmp.tgz: gzip compressed data - deflate method , last modified: Sat Feb 15 08:21:50 1997 os: Unix
# file tmp.tar.Z
tmp.tar.Z: compressed data 16 bits

Birlikte Kullanım
ftp adreslerinde Linux için yeralan yazılımlar genellikle tar ve gzip, nadiren de tar ve compress ile sıkıştırılıp arşivelenerek saklanırlar. Çünkü tar komutu tek başına arşivi sıkıştırmaz, bu işlem için gzip veya compress kullanılır. Bunların açılabilmesi için tar komutu ve birkaç parametre yeterli olur.

$ ls
netscape-4.0.linux-elf.tar.gz

Yukarıdaki dosya önce tar ile arşivlenmiş, ardından gzip ile sıkıştırılmış. Tek adımda bu iki dosyayı açmak için tar dosyasına x ve f parametrelerinin dışında z parametresini de ekleyin :

$ tar -zxf netscape-4.0.linux-elf.tar.gz
$ ls
netscape-4.0.linux-elf

Eğer dosya sıkıştırılırken compress komutu kullanılmışsa z yerine Z parametresini yazın.

$ ls
folder.tar.Z
$ tar -Zxf folder.tar.Z
$ ls
folder

Benzer şekile, bir dosyayı aynı anda hem tar ile arşivlemek, hem de sıkıştırmak istersek c ve f parametreleri dışında compress ile Z, gzip ile z parametrelerini girmek yeterlidir. Aşağıda sırayla gn-gopher dizisinin önce tar ve gzip ile, ardından tar ve compress ile arşivlenmesi görülüyor.

$ ls
gn-gopher/
$ tar -zcf gopher.tgz gn-gopher/
$ tar -Zcf gopher.tar.Z gn-gopher/

Dizin Tarama
Linux işletim sistemini ilk kurduğunuz anda, yüzlerce dizin altında binlerce dosyanız olacaktır. find komutu, bu dosyaların arasında tarama yapabilmek için geliştirilmiştir. Bu komutla sadece dosya isimlerine değil, dosyanın sahibi, erişim hakları, son erişim tarihi gibi verilere de ulaşmak mümkündür. find komutunun en sık kullanış şekli şudur :

find -name

dizin-ismi yerine taranacak olan dosyanın bulunduğu dizin ismi yazılır. -name parametresinden sonra ise aranan dosyanın ismini girin. Burada "*" ve "?" gibi joker karakterlerini de kullanabilirsiniz. (Bu gibi özel karakterler hakkında daha geniş bilgi Bash kabuğu konusu altında bulunabilir)

Aşağıda, find komutunun kullanımına ilişkin birkaç örnek yeralıyor.

$ find . -name "*.html"
(bulundugunuz dizinden itibaren sonu .html ile biten dosyalari arar)
$ find /home/halil -name "screen"
(/home/halil dizininden itibaren screen isimli dosyalari arar)

Bu komut, -type d parametresi yardımıyla sadece dizin isimleri arasında arama yapar.

$ find /usr/ -name "linux" -type d

find komutuna bir alternatif olan locate komutu ile dosyalar çok kısa bir sürede taranabiliyor. update komutu, her sabah belirli bir saatte sistemdeki tüm dosya ve dizin isimlerini bir veri tabanına yükler. Daha sonra bu dosyada yeralan belirli bir dosya veya dizin ismini locate ile arayabilirsiniz:

# locate pico
/usr/bin/pico
/usr/man/man1/pico.1.gz

Yukarıdaki komut ile içinde pico kelimesi geçen dosyaları bulduk.

mtools MSDOS Arabirimi
Linux altından, MS-DOS formatlı disketlere ulaşmayı kolaylaştıran paketin ismi mtools olarak biliniyor. Bu isim, paketin tüm komutlarının ilk harfinin "m" olmasından kaynaklanmış. Paketle birlikte gelen çeşitli yardımcı programlar sayesinde MS-DOS formatlı diskette yeralan dosyalar listelenebilir, silinebilir, disket formatlanabilir, hatta disketin kimliği değiştirilebilir.

Son çıkan mtools paketi, 2MB formatlı disketleri de tanıyabiliyor. Aşağıda, mtools paketinden çıkan bazı komutlar ve örnek kullanımları gösteriliyor.

mdir : disketin içeriğini görüntüler.

linux:~# mdir a:
Volume in drive A is SYSTEM_BT
Directory for A:/

IO SYS 40566 9-30-93 6:20a
MSDOS SYS 38138 9-30-93 6:20a
AUTOEXEC BAT 91 3-29-95 10:23a
NDD
3-29-95 10:26a
CHKLIST MS 81 11-07-96 7:00p
VGA_45 3-29-95 10:28a
YARDIM 3-29-95 10:17a
UTIL 3-29-95 10:17a
VIRUS 3-29-95 10:17a
9 File(s) 291328 bytes free
linux:~#

mcopy : Bir dosyayı Linux'tan diskete, disketten Linux'a aktarır.

linux:~# mcopy a:/autoexec.bat .
Copying AUTOEXEC.BAT

mdel : DOS dosyasını siler

mformat : Disketi formatlar.

mmd : Disket üzerinde dizin oluşturur.

MSDOS mtools arabirimi aynı zamanda VFAT tipi uzun dosya isimlerini de ekranda gösterebilir. Eğer dosya ismi, tek bir DOS ismi içine sığmıyorsa ve 8+3 kuralını bozuyorsa uygun bir kısa isim yaratılır.

Bunun yanında mtools'un 2 Mb'lık disketleri okuyabilme özelliği de vardır. mtools paketinin konfigürasyon dosyası /etc/mtools.conf'tur. Bu dosyanın kullanımı için mtools(1) man dosyasından yararlanabilirsiniz.

Bu yazı Gelecekonline sitesinden Alınmıştır...

7 Şubat 2008 Perşembe

Genel Linux Destek siteleri



GENEL LİNUX SİTELERİ:

www.linuxfocus.org/Turkce
www.linux-howto.com
http://metalab.unc.edu/LDP
www.fokus.gmd.de/linux
www.webwatcher.org
www.linux-center.org/eng
http://www.linuxos.org
www.linux.org.uk
http://linux.miningco.com
www.linuxstart.com
www.conecta.it/linux
www.linuxlinks.com
www.math.psu.edu/morris/deptpage/home.html
www.cse.unsw.edu.au/~conradp/linux/
www.interl.net/~jasoneng/NLL/
http://oak.ece.ul.ie/~griffini/linux.html
www.opentechnology.org
http://nll.interl.net/lwr
http://tipoftheweek.darkelf.net
www.linux-2000.org
www.uk.linux.org
www.happypenguin.org/news
www.parnesse.com/java.shtml
www.linuxnow.com
www.satoru.net
www.linuxhq.com
http://linux.crynwr.com
http://sunsite.unc.edu/mdw/linux.html
www.pathname.com/fhs
www.ssc.com/lj/index.html
www.crynwr.com:80/kchanges
www.ora.com/catalog/linuxnut
http://all-linux.com/announce.html

KERNEL GELİŞTİRME SİTELERİ
www.kernel.org
www.yar.opennet.ru/linux
www.linuxmama.com
www.linux.org.uk

YENİ BAŞLAYANLARA LİNUX ADRESLERİ:
www.linux.org.tr
www.linas.org.tr/linux
www.ext2.org
www.linuxhelp.org
www.linuxprogramming.org
www.linuxworld.com
www.linuxpowered.com
www.linuxtoday.com
http://www.lwn.net
http://eunuchs.org/linux
www.linuxstart.com
www.linuxports.com
www.linuxpower.com

DONANIM UYUMLULUK SİTELERİ:
www.comphardware.com
http://lhd.datapower.com

SÜRÜCÜ SİTELERİ:
www.thp.uni-koeln.de/~rjkm/linux/bttv.html
www.mv.net/ipusers/cdwalker/lpt_driver.html
http://cesdis.gsfc.nasa.gov/linux/drivers
www.torque.net/parport
www.informatik.hu
www.4front-tech.com
http://www.crynwr.com/qcpc/roadrunn…x.org/v4l.shtml
http://temp.redhat.com/linux-info/pnp/
www.perex.cz/~perex/ultra/

ÇEŞİTLİ GRUPLAR:
[email protected]—-Türkiye lin.kullanıcılarının grubu
[email protected]—-turkuaz için tartısma grubu
[email protected]—terimler için tartısma grubu
[email protected]—-GS üniversitesi lin.kullanıcıları grubu
[email protected]—-linux programlama tartısma grubu
[email protected]—– lınux haberleri için grup
[email protected]—-staroffice tartısma grubu

PROGRAM ARŞİVLERİ:
http://linux.box.sk
http://www.linuxapps.com
http://linuxberg.ankara.edu.tr
http://linux.davemart.com

FTP ADRESLERİ:
ftp://ftp.linux.org.tr
ftp://sunsite.bilkent.edu.tr
ftp://ftp.itu.edu.tr/pub/linux
http://www.gnome.org.tr (gnome türkiye sayfası)
http://www.kde.org.tr (kde türkiye sayfası)
http://www.debian-tr.org (debian türkiye sayfası)
http://www.linuxturka.com
http://www.fazlamesai.net (forum sayfası hacklenmiş fakat son dakka haberleri mevcut)
http://www.truvalinux..org (oluşum aşamasında bir linux dağıtımı çalışması)
http://www.turkix.org (güzel bir türkçe live-cd dağıtımı)
http://www.linuxnet.com.tr (linuxnet dergisinin sitesi)
www.rpmseek.com
rpm.pbone.com
www.linux-sevenler.org
www.linuxcd.maviportal.com
Sitede , Linux işletim sistemi altındaki Türkçe sorunlarına çözüm getirmek amacıyla, mevcut Türkçe desteğinin nasıl kullanılabileceği anlatılıyor.
http://www.ossh.com/howto/Turkish-HOWTO.html

CMD (COMMAND) KOMUTLARI

ping 192.168.0.2 ===> ip deki diger bilgisayara ufak veri paketleri gönderip, alarak baglantiyi test eder
ping client98
ping -a 192.168.0.2 ===> ip deki diger bilgisayara ufak veri paketleri gönderip, alarak baglantiyi test eder. "-a" parametresi ile ipdeki bilgisayarin adresi görüntülenir.
ping -a -n 20 192.168.0.2 ===> -n parametresinin yanindaki deger kadar veri paketleri gönderilirilerek test edilir.

pathping ===> bu komut sayesinde routerlar üzeriden geçen verinin kayba uğayıp uğamadığı kontrol edilir.

ipconfig ===> bilgisayarin agdaki ip adresini gösterir.
ipconfig /all ===> bilgisayarin agdaki ip adresini ve bir çok ekstrayi gösterir.
ipconfig /all >egemen.txt ===> dökülen tüm bilgiyi egemen.txt dosyası içine atar.
ipconfig /release ===> bilgisayarin agdaki ipsini birakir
ipconfig /renew ===> bilgisayarin agdaki ipsini yeniler. yenileme islemi sirasinda ilk önce "release" , sonra "renew" islemi uygulanir
ipconfig /registerdns ===> bilgisayarı adını ve ipsini DNS e kaydetmek için kullanılır.
ipconfig /flushdns ===> Dns clientların cache belleklerinde tuttukları isim ve ip adres eşleşmelerine ait bilgileri siler,Cache belleği boşaltır.(Sorun Çözmek için kullanılır)
ipconfig /displaydns ===> Eğer kullandığınız bilgisayar aynı zamanda bir DNS client'ı ise, DNS Cache belleğinde bulunan IP adresleri ve onlara ait olan DNS isimlerinin gösterilmesini sağlar.

arp -a ===> cache deki ip çözümlesini gösterir. cache eger 2 dk içinde yeni bir ip çözümlemesi olmazsa kendini temizler. eger 2 dk içinde yenilenirse 10 dk daha tutulur.
arp -a 192.168.0.2 ===>
arp -s 192.168.0.2 00-02-44-12-24-ad ===> ip çözümlemesi içinde, ip si verilen bilgisayarin "mac" adresini sabitler. cache de sürekli kalir, silinmez.
-
net use ===> bilgisayardaki map leri gösterir.
net use h: \\client98\c ===> client 98 bilgisayarin C sini H olarak map eder.
net use h: \\192.168.0.2\c$ ===> ipsi verilen bilgisayarin gizli admin sharini h olarak map eder.
net use /delete h: ===> h mapped drive i siler.
net use lpt1: \\server\ibm /persistent ===> kalıcı printer bağlantısı sağlar.

netstat ===> bilgisayara yapilan baglantilari gösterir.

nbtstat ===> TCP/IP üzerinde NetBIOS API ile ilgili verilerin gösterilmesini sağlar.Netbios isim tablosunun hem kullandığınız(local) bilgisayar için hemde network üstündeki diğer bilgisayarlar(remote) için gösterilmesini sağlar.
nbtstat -RR ===> Eğer komutu bir WINS client üzerinde çalıştırıyorsanız, WINS Client'ı WINS server üzerinde yer alan kendine it kayıtları önce silecek; sonra tekrar kayıt ettirecektir.(Sorun çözmek için kullanılır)
(daha fazla bilgi için Murat Bayraktar ın MCSE kitabına bak)

tracert 131.107.10.1 ===> Bu komut sayesinde, farklı TTL süreleri kullanılarak aynı hedefe ICMP paketleri gönderilir.Bu sayede, bilgisayarınızdan bir başka hedef noktaya ulaşırken, paketlerimizin hangi yolları takip ettiği kontrol edilir.
Bu komut ile hedef bilgisayar ve sizin aranızdaki en yakın ve en kısa yolu belirleyen router ların bir listesi gösterilmiş olur.
tracert [-d][-h Maksimum Hop sayısı][-J Hot Listesi][-w Timeout Süresi][Hedef isim]
(daha fazla bilgi için Murat Bayraktar ın MCSE kitabına bak)

route print ===> Routing table döker.

net helpmsg 52 ===> hata kod larının açıklamasını döker.

net view ===>
net view \\192.168.0.2 ===> ip si yazilmis bilgisayarin paylastirilmis nesnelerini gösterir.
net view \\client98 ===> ismi yazilmis bilgisayarin paylastirilmis nesnelerini gösterir.
net share ===> bilgisayardaki paylaştırılmış sürücü ve klasörleri gösterir.
net share hoop=f:\hoop ===> f sürücüsünde oluşturduğumuz hoop klasörünü yine aynı isimle share eder.

hostname ===> bilgisayarin ismini gösterir.
%username% ===> bilgisayari logon olan kullanici ismidir.
%systemroot% ===> isletim sisteminin kuruldugu klasördür.
%userprofile% ===>

net time \\192.168.0.2 ===> ip si girilmis olan bilgisayarin tarih ve saatini gösterir.
net time \\client98 ===> ismi girilmis olan bilgisayarin tarih ve saatini gösterir.
net time \\client98 /set /y ===> ismi verilmis bilgisayarin tarih ve saatine göre, kullandigimiz makineyi ayarlar.

convert c: /fs:ntfs ===> C sürücüsünü NTFS sisteme dönüstürür. Içindeki bilgiler silinmez.

net help command ===> net komutuna bagli tüm komutlarin açiklamasini görüntüler.

secedit /refreshpolicy user_policy ===> Poliçelerde yapılan değişikliklerin kullanıcı bazında hemen devreye girmesi için kullanılır
secedit /refreshpolicy machine_policy ===> Poliçelerde yapılan değişikliklerin bilgisayar bazında hemen devreye girmesi için kullanılır
secedit /refreshpolicy user_policy /enforce ===> Poliçe değişikliklerinin hemen devreye girmesi için zorlar.
secedit /refreshpolicy machine_policy /enforce ==> Poliçe değişikliklerinin hemen devreye girmesi için zorlar.

nslookup ===> DNS in doğru düzgün çalışıp çalışmadığını kontrol eder.

nslookup komutu girilir ve ardından:
ls -t SRV mcseankara.com (SRV kayıtlarını kotrol eder)
ls -t SRV mcseankara.com > egemen.txt (SRV kayıtlarını egemen.txt dosyasının içine atar ve bu 24 kayıt olmalı)
192.168.0.1 (reverse lookup ın çalışıp çalışmadığını kontrol eder)
egemen.mcseankara.com (forward lookup ın çalışıp çalışmadığını kontrol eder)
exit ile çıkılır.

dcpromo ===>active directory manuel kurulumu için kullanılır
dcpromo /answer:c:\promotec.txt ===>active directory otomatik kurulumu için kullanılır

csvde -i -f ekle.txt ===> active drirectory içine ekle.txt içinden sadece kullanıcı ekler (virgül ile ayrılmış)
ldifde -i -f ekle.txt ===> active drirectory içine ekle.txt içinden kullanıcı ekler, siler, düzeltir (satır ile ayrılmış)
csvde -f egemen.txt ===> active directory kaydını egemen.txt dosyasına virgülle ayrılmış şekilde döker
ldifde -f egemen.txt ===> active directory kaydını egemen.txt dosyasına satır satır ayrılmış şekilde döker

jetpack dhcp.mdb temp.mdb ===> DHCP veritabanını indexler, düzenler, boş astırları kaldırır, ufaltır,(komutu kullanmadan önce DHCP servisini durdurmalısınız)
netsh ===> Bu komut sayesinde DHCP,WINS,DNS serverları komut satırından yönetebiliyorsunuz.
netsh> help ===> nasıl kullanacağınız hakkında buradan bilgi alabilirsiniz

terminal server yüklü bilgisayarda mode "excute mode" olarak değişir. Program yükletmez.

run > change user /install (install mode devreye girer)
run > change user /execute (execute mode devreye girer)

22 Ocak 2008 Salı

Linux Dosya izinleri

Linux da her bir dosyanin bir sahibi bir de grubu bulunur
Kod:
[email protected] ~ $ ls -l
toplam 6744
drwxr-xr-x 10 hakan users 4096 May 9 23:43 3rd_party

r – Read (okuma izni)
w – write (yazma izni)
x – Execute (calistirma izni)

hakan —> dosya sahibi
users —> dosyanin grubu

bunlari uclu gruplar halinde uc gruptan olustugunu varsayarak ayiriyoruz

rwx / r-x / r-x

bu dizilime gore ;
ilk uclu –> dosya sahibi izinlerini
ikinci —-> dosyanin grubunda bulunanlarin izinlerini
ucuncu –> digerlerinin izinlerini gosterir

Simdi benim 3rd_party klasorumun yapisina bakalim
d–> dizin oldugunu gosteriyor
ilk uclu —> rwx (okuma, yazma, calistirma) hepsi ne sahip, yani kim hakan isimli kullanici
ikinci uclu –> r-x (okuma yapar, yazma yapamaz, calistirma yapar) kim bunlar, users grubundakiler
ucuncu uclu –> r-x (okuma yapar, yazma yapamaz, calistirma yapar) digerlerinin iznlerini ifade eder

tum bunlarin ikilik duzende kodlandiklarini dusunursek

421 sistemi –> rwx i olusturur
r = 4
w = 2
x = 1

toplamdaki sayi izinlerin gostergesidir

harhangi bir uclu icin 7 demek = 4 [r] + 2 [w] + 1 [x] yani tum izinlere sahip, peki 6 ne demek bu durumda ?

6 = 4 + 2 + 0 (rw-) okuma yazma izinleri varken calistirma izni yok demek
5 = 4 + 0 + 1 (r-x) okuma ve calistirma var, yazma yok
4 = 4 + 0 + 0 (r–) sadece okuma izni
gibi mantik bu sekilde ilerler

harhangi bir dosya veya klasor un iznini degistirmek icin kullanilan komut chmod tur
bir ornek verelim,
Kod:
[email protected] ~ $ ls -l
toplam 6744
-rw-r–r– 1 hakan users 0 May 10 01:51 adosya


izinlerin su haldeki durumu
ilk uclu = 4+ 2 + 0 = 6
ikinci uclu = 4 + 0 + 0 = 4
ucuncu uclu = 4 + 0 + 0 = 4
yani yanyana yazarsak 644 olur

Ben bu “users” grubundakilere calistirma ve yazma izni verecegim ne yapmam gerekir ?
Ortadaki ucluyu degistirmeliyim, degil mi ? cunku “users” grubunu bu ikinci uclu ifade ediyordu

chmod —> kullanilacak komut
Kod:
[email protected] ~ $ chmod 674 adosya
[email protected] ~ $ ls -l
toplam 6744
-rw-rwxr– 1 hakan users 0 May 10 01:51 adosya


bakiniz ikinci uclu (r–) iken (rwx) haline geldi

simdi yakindan bakalim nolmus ?

ilk grup ayni kaldi 6 idi zaten = 4 + 2 + 0 [6]
ikinci grup 4 idi = 4 + 0 + 0, komutta ikinci sayimiz 7 oldu yani 4 + 2 + 1 dedik [7]
ucuncu grubu degistirmedik 4 idi, 4 olarak biraktik [4]

simdi hepsinden tum izinleri alalim sadece dosya sahibine tum izinleri verelim
Kod:
[email protected] ~ $ chmod 700 adosya
[email protected] ~ $ ls -l
toplam 6744
-rwx—— 1 hakan users 0 May 10 01:51 adosya


gordugunuz uzere sadece “hakan” yani dosya sahibi tum izinlere sahip (7=4 + 2 + 1)

Peki okuma yazma calistirma izinlerini degistirdik, dosyanin sahibini ve grubunu degistirelim

Hali hazirda dosya sahibi “hakan”, grubu ise “users”
Kullanacagimiz komut —-> chown
Kod:
[email protected] ~ $ chown root:muzik adosya
-rwx—— 1 root muzik 0 May 10 01:51 adosya


Simdi dosya sahibi “root”, grubu ise “muzik” oldu nasil sizce de kolay degil mi ?

Not :
Tum dosya izinleri bu kadar degil elbette, digerlerini hazirlik asamasindayim, onlari da bu bolumden takip ediniz

Bu yazı için üstad Hakan Sönmez e teşekkürler. Çok faydalı güzel bir yazı.

2 Ocak 2008 Çarşamba

Aklınızı Güçlendirmek İçin 11 İpucu


Aklınızı Güçlendirmek İçin 11 İpucu

Unutkanlık herkesin en büyük düşmanlarından biri. Aklımızı daha iyi kullanmak ve unutkanlığı azaltmak elimizde. Nasıl mı? Sağlık
Unutkanlık sorunu, yaşlanan insanın en önemli korkularındandır. Özellikle 50′li yaşlar sonrasında ufak tefek unutkanlıklar ile ciddi bellek sorunları birbirine karıştırılır.
Orta yaşlıların nerdeyse yarısı kendilerinde bir bellek kaybı sorununun başladığını zanneder. Hemen belirtelim! Bunların çoğu küçük ve hoş unutkanlıklardır. Hayatı tatlandıran ve keyif katanlar biraz da bu nükteli olaylardır!

Belleği güçlü tutmanın pek çok püf noktası, uyulması gereken çok sayıda kuralı var. Harvard Tıp Okulu öğretim üyesi Dr. Aoron P. Nelson zinde bir beyne sahip olmanın temel kurallarını şöyle sıralıyor:

1– Hipertansiyonu ve kolesterol yüksekliği sorununu önleyin ya da kontrol altına alın. Kalbiniz için kötü olanın beyniniz için de kötü olduğunu unutmayın.

2– Alkolü azaltın. Erkeklerin iki, kadınların bir ölçüden (bir ölçü içkiyi ‘bir bardak şarap’ olarak kabul edebilirsiniz) daha fazla alkol kullanması beyin hücrelerini tahrip etmektedir.

3– İyi ve kaliteli uyku uyuyun. İyi bir uyku için ortalama 8 saat gerekir. Kaliteli uyku beynin yeni öğrenilenleri pekiştirmesini sağlar. Öğrenilmiş bilgilerin pekiştirilmesinin uzun süreli belleğin en önemli desteği olduğu biliniyor.

4– Stresinizi iyi yönetin. Ölçülü ve kontrollü stres dikkati yoğunlaştırmakta, odaklanmayı arttırmaktadır. Kontrolsüz, uzun süreli ve aşırı stres ise dikkati sürdürme kapasitesini yok etmekte, unutkanlığı tetiklemekte, kortizol hormonunu yükselterek beynin bellek için önemli bölümlerinde hasar geliştirmektedir.

5- Yeni şeyler öğrenmeye devam edin. Her yeni bilgi ve beceri birer bellek egzersizidir. Yeni sporlar, hobiler, araştırma alanları, heyecanlı ve zevkli problemler, ezberlenen yeni şiirler ve yeni diller beyniniz için en güçlü vitaminlerdir.

6- Tembelliği bırakın. Zihinsel faaliyetlerinizi sınırlamayın. Özellikle televizyon seyretmek gibi pasif faaliyetleri azaltın. Televizyon karşısında geçirdiğiniz saatler sadece bedensel değil, ruhsal sağlığınızı da kötü yönde etkiler.

7- Her gün egzersiz yapın. Günde 30-45 dakika, haftada en az 4 gün yürümeye, iş saatlerinde daha çok aktif olmaya, kısa mesafelerde taşıt kullanmamaya çalışın. Özellikle yürümenin beyin sağlığı ve yeniden yapılanma sürecini olumlu yönde etkilediğini gösteren çok sayıda kanıt var. Beynin yeni yetenekler kazanabilmesi beyin hücreleri arasında güçlü ve yoğun yeni bağlantılar oluşturabilmesinin başlıca desteklerinden biri de düzenli ve ılımlı egzersizlerdir. Bizim önerimiz fırsat buldukça yürümenizdir.

8- Kullandığınız ilaçları yeniden gözden geçirin. Özellikle beyni etkileyen ilaçları doktor önerisi olmadan kullanmayın. Depresyon giderici, uyku verici, ruhsal gevşetici ilaçlara komşu, eş dost tavsiyeleri ile başlamayın.

9- Reçetesiz satılan ilaçları rastgele yutmayın. Doğal ya da zararsız diye kullanabileceğiniz bitkisel ürünlerin (valerianlar), besin desteklerinin (melatonin) ve diğerlerinin (hüperzin, Sam’e) beyin hücrelerinizi üzebileceğini, zihinsel fonksiyonları bozabileceğini unutmayın. Antihistamik- antialerjik ilaçları özellikle alüminyum içeren antiasitleri ve uyku kolaylaştırıcıları doktorunuzla konuşmadan uzun süre kullanmayın.

10- Vitaminlerden yararlanın. E ve C vitamini gibi antioksidan vitaminlerin, selenyum gibi serbest radikal avcısı minerallerin hücreleri oksitlenmekten koruyan güçlerinden faydalanabilirsiniz. Yeteri kadar B vitamini, özellikle B12 vitamini aldığınızdan emin olun. Dengeli bir beslenmenin de yaşlılıkta vitamin eksikliğine yol açabileceğini hatırlayın.

11- Hayata bağlı kalın. Hayatınıza önem katan bağları iyice sıkılaştırın. Huzurunuzu koruma ve güçlendirmeye bakın. Aileniz, dostlarınız, işiniz, hemşerilik ve vatandaşlık bağlarınıza, inançlarınıza daha sıkı sarılın. İnsanlarla daha sık birlikte olmaya, aileniz ve arkadaşlarınızla olumlu ilişkiler kurmaya ve sosyal aktivitenizi çoğaltmaya çalışın. İyi sosyal ilişkileri olan yaşlılarda bellek fonksiyonları bozulmuyor. Sosyal ilişkiler bir taraftan zihinsel egzersizleri yoğunlaştırıyor, diğer taraftan çeşitli olayların ruhsal travmalarını hafifletmeye yardımcı oluyor.

Bilgisayar Terimleri Osmanlıca olsaydı :)

Görev çubuğu: Değnek-ül vazife

Çift tıklama: Tıkırtı-ül tekerrür

Administrator: Sahip-ül edevat

Software: Edevat-ül yumuşak

Hardware: Edevat-ül civanmert

Anti spyware: Müdafaa-ül hafiye

My documents: Şahsi evrak

Internet: Allâme-i ulûl arz

Google: Kaşif-ül âli

Google earth: seyr-ül arz, kaşif-ül arz

Denetim masası: Sehba-i saltanat

Cd rom: Pervane-ül hâfiza

Ekran: Perde-ül temaşa

Kasa: Kaide

Enter: duhûl

Virüs: Deyyus

Msn: Elçi

Hacker: Deyyus-ül-ekber

Hata raporu: Malumat-ül kabahat

Mail server: divan-ül mektubat

Messenger: Havadisat motoru

Chat: Muhabbet-ül zabi

Ctrl-alt-del: Has timar zeamet